BİR IÇGÖRÜ YAZISI- DEĞİŞİK OYUN

by Erkan Sarıyıldız 6. Mayıs 2011 14:30

 

Hayatım boyunca istediğim bir şeyi gerçekleştirdiğim ve bunun geri bildirimlerini aldığım bir süreci yaşıyorum. Tamamen zihnimin içinde yaratılmış bir şeyi, hayatımda şu anda bulunduğum yeri belirleyen  değişim sürecini konu ederek bir varlık haline dönüştürmenin coşkusunu duyuyorum. Gerçekten düşündüğümden de zorlu bir sürecin sonunda kitabımı raflarda görmek çok ilginç ve çok hoş.

Şunu hissettim siz bir şeyi yarattığınızda o artık kendi yaşamına başlıyor ve siz bunu yaratan değil, seyreden haline geliyorsunuz.  Ayrı bir kimliği karakteri oluyor ve bir süre önce sadece zihninizde birkaç kelime iken kendi bütünlüğü içinde bir varlık oluşuyor

Bu süreç bana o kadar hediye verdi ki. Eminim daha çok hediye kapıda bekliyor. O kendimin her yanını delik deşik edip tüm gizlerimi öğrendiğimi zanneden ben için, büyük bir deneyim kaynağı halinde, sürekli yeni dehlizler açıyor benliğimde.

            Bir kere  egonun oyunları için tam bir oyun alanı. "Sen bir kitap yazarısın artık , dikili bir ağacın var dünyada" hissi kapınızda duruyor. "Vay be sen kimmişsin be" hisleri de arkasında. Gazetelerde adın çıkıyor, televizyonda görüntün, yazılar, çiziler. Hiç tanımadığın insanlar geliyor kitabını imzalatıyor, romanın hakkında fikirlerini, övgülerini sunuyor. Kitabını okuduk, değiştik diyor kimileri. Öyle güzel duygular bombardıman halinde geliyor ki, ne olduğunuzu şaşırıyorsunuz.

Ben bu sürecin, insanın kendini deneyimlemesi için büyük bir savaş alanı olduğunu yeni anlıyorum.Bir çok handikap kapınızda bekliyor. Yarattığınızla, kendinizi bir tutma tuzağına düşerseniz yaratımın başarısı veya başarısızlığı sizin ruhunuzu dengesizleştiriyor. Hem de albenisi çok büyük bir tuzak bu. Düştünüz düşeceksiniz hissi her an yanıbaşınızda. Satış grafiklerinin, tanıtım çalışmalarının başarı çizgilerinin sizin ruhsal ibreleriniz olmaması için, olayın dış farkındalığında olmanız gerekiyor.

Beklenti tuzağına düşebiliyorsunuz. Binlerce kişiye yazım ulaşıyorsa, herhalde kitabımı en az o kadar kişi alır diyorsunuz.  Fakat zaman içinde görüyorsunuz ki durum böyle değil. Siz ne kadar daha çok kişiye ulaşayım diyorsanız, bu süreç o kadar zorlaşıyor. Her şeyin zaman içinde yavaş yavaş geliştiğini deneyimliyorsunuz. En önemlisi de beklentisizliğin özgürleştiriciliğini görüyorsunuz.

Her an birilerinin, sizden, kitabınızdan bahsetmesi gerektiğini, başarılarınızın büyük alkışlarla karşılanması ve herkesin hep aynı heyecan yoğunluğunda sizi takip etmesi gerektiği hissi de ayrı bir tuzak kuruyor size. Ego, ego, yine ego, oyuncu haylaz, sürekli yeni planlar kuruyor yolunuza.

Tüm bu tuzaklar cazip çekicilikleriyle beni içlerine almaya çalıştı, çalışacak. Ama ben biliyorum ki farkındalık bu süreçlerde ana rehberim  olacak. Ve şunu biliyorum ki hayatta başımıza ne gelirse gelsin eğer farkındalığınızın ve üst benliğinizin sesini duymayı becerebiliyorsanız, mayınlarla kaplı topraklardan güvenle geçebiliyorsunuz.

Çok şükür ki farkındayım, çok şükür ki duyuyorum.

Bu yazı da nereden çıktı diyeceksiniz. Çok değer verdiğim bir dostum kitabımı okudu ve benle görüşlerini paylaşmak istediğinde ilk sorusu şu oldu:

-Erkan nereden çıktı bu yola girme hevesi. O kadar zor yolu niye seçtin. Hayatta sıradan normal yaşamların konforunu tercih edecekken mutsuz muydun veya neyin eksikti de bu garip ve çetrefilli yolda yürüdün. İyi bir işin, mutlu bir yuvan, toplumsal saygınlığın var iken neden kendini aramaya devam ediyorsun ?

İşte bu sözler beni bunları düşünmeye sevk etti. Gördüm ki geldiğim noktadan baktığımda tüm zorlu aşamaların ardından edindiklerim ve bu sürecin bana kattıkları paha biçilmez  değerde.

Kendini bulma yolu, kendine doğma süreci her aşamasında daha da özgürleştiren, hayatı daha da güzelleştiren bir yol.

İyi ki “Kendime Doğuşumun Güncesi” doğdu ve iyi ki bana sizlere ulaşabilme şansı verdi.

Sevgilerimle

 

Erkan Sarıyıldız

 

 

Tags:

Yorumlar (4) -

NEVRAM
NEVRAM Turkey
06.05.2011 17:16:56 #


ERKAN BEY,KİTABINIZI OKUMADIM..AMA "EMİNİM ŞU OKUDUĞUM YAZILARINIZI DİKKATE ALDIĞIMDA" OKUMAYA DEĞER BİR KİTAP YAZMIŞ OLMALISINIZ..BELKİ SİZE GARİP GELECEK AMA "GENÇLİĞİMDE MERAKLI OLDUĞUM "OKUMA" İSTEĞİMİ "KIRKLI YAŞLARDA OLAN BİR KADIN OLARAK" HİÇ EKSİKLİĞİ OLAN BİR ŞEY GİBİ DUYMUYORUM...AMA NEDENİ "BENCE" VAR HEMDE KENDİMCE HAKLI....BEN ON BEŞYILDIR "AVUKATLIK" YAPTIM HALANDA YAPIYORUM...ON BEŞ YILA SIĞDIRDIĞIM "KİTAPLARA BEDEL ÖYLE KAHRAMANLAR ÖYLE TRAJEDİLER ÖYLE DRAMLAR ÖYLE ACILAR AŞK İNTİKAM MUTLULUK OFFF YANİ DİCEM ÖYLE ÖYKÜLER"GÖRDÜMM..DİYECEKSİNİZ Kİ KİTAP "AYNI" TADI BIRAKIR MI....TABİKİ BIRAKMAZ...BİLİYORUM ...BELKİ...AMA MERAK ETTİM BU KİTABI İNANIN...BULABİRSEM ALACAĞIM...PEK YAZINIZA YORUM YAPAMADIM SONRA BİŞEYLER YAZACAĞIM HOŞÇAKALIN..

Yanıtla

erkan
erkan Turkey
06.05.2011 19:50:04 #

Çok teşekkürler güzel görüşleriniz için. Bu kadar zengin hayat deneyimi olan birinin kitabımı okuması  ve bana katacaklarını düşündükçe çok heyecanlandım. Kitap internetten veya D&R-Remzi Kitabevleri gibi büyük kitapevlerinden bulunabiliyor. Ellerinde yoksa bile getirtiyorlar. Merakla bekliyorum.Sevgilerimle.

Yanıtla

Selcuk Danisment
Selcuk Danisment Turkey
06.05.2011 23:20:20 #

Gercekten zor bir durum basariyi, bir elbise olarak giymeden, onu bir bene, karaktere donusturmeden, ruhuna hukmettirmeden, yasamak; egoyla olan ugras ne kadar tek basina yapilacak birsey gibi gozuksede, bunu baskalarininda yaptigini gormek ve onlarin bilgi ve tecrubesinden destek alabilmek gayet guzel bir deneyim Smile Eminim kitabini tekrar tekrar okuyacagim ve o an ne gerekiyorsa onu alacagim Smile

Yanıtla

ismihan demir
ismihan demir Turkey
29.05.2011 18:44:36 #

Erkan Bey ,kitabinizi Turkiye'ye gelir gelmez mutlaka alip okuyacam..Zaten zaman zaman yazilarinizi okuyorum,ne kadar icten ,egonuzu  bu kadar da ictenlikle desifre ederek , insanin kendi egosuyla yaptigi catismalara gonderme yaptigi icin sizi sanki  cok cok iyi taniyor gibiyimve sizi cok seviyorum,.Zaten ayrica da  muhtesem esiniz dolayisiyla da taniyordum.Bir seminerde cook  tanismis ve bir sohbetimizde  kendisine yardima  ihtiyaci olan bir tip ogrencisinden oylesine  bahsetmistim.Gozleri gormeyen bir kardesi olan  bu tip ogrencisi tum olanaksizliklarina ragmen (burs ,kurs ,maddiyat) kardesine olan sevgisinden dolayi calisip  goz dr u olmak, kardesinin gozlerini duzeltmek  isteyip ve simdi tip fakultesinde  okuyor oldugunu soyledigimde , bana  bu ogrenciye   ailece maddi yardimda  bulunabileceginizi soylediginde ,gercekten iyligin cok sinirli olmadigini heryerde karsimiza cikabilecegini gordum . agladim sevincimden ..ve  o ogrenci su an 5.veya 6. sinifta ..Iste sizin yazdiklarinizin  gercek olduguna ,insanliga cok buyuk hizmetler yapacaginiza  tum kalbimle  inaniyorum.Sizi ve muhtesem ailenizi sevgiyle  kucakliyorum..

Yanıtla

Yorum ekle




  Country flag
biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading


Erkan Sarıyıldız

1970 yılında Adana’da doğdum. Ardından yoğun bir eğitim süreci, İstanbul Tıp Fakültesi, İç hastalıkları Uzmanlığı ihtisası yaptım. Evliyim ve bir kızım var.

Herşey Üniversite sırasında Nietzsche ile tanışmamla başladı. Ondan önce öğretilmiş, kurgulanmış dogmalarla ne kadar rahattım. O deli görünüşlü Zerdüşt adamın öğretileriyle tüm dogmalarım yıkılıp darmadağın olmuştu. Ardından önce kendimi, toplumdaki yerimi sorgulamalar, ben kimim amacım ne sorularına cevap vermek amacıyla seneler seneler...

Yazı Listesi

Yayınlanan Yazılar